Perşembe, Ekim 13, 2011

Hastalıklar bizi eşitlemeden önce

Hani hastane ortamları sevimsizdir, bazen en sevdiğinizin yanında olmak gerekse bile ayaklarınız geri geri gitmek ister ya işte bu sefer ben 3 koca gün koşarak gitmek istedim. Neden mi? Yengem ameliyat olmak için hastaneye yattı ve refakatçisi ben oldum. Ameliyattan çıkmasını beklerken bir kadın üzerime doğru yürüyerek gülümseyen yüzüyle yanıma yanaştı "geçmiş olsun" dedi ve yan odadan kocası seslenince koşarak gitti. Ben her zamanki meraklı ablalardandır iyi ki kocası çağırdı yoksa anlamsız cümlelerin katili olacağız gene diye düşünürken geri geldi. İçimden derin off çektim ve o gene gülümseyen bir yüzle "eşim felçlide, sürekli yatmaktan bağırsak düğümlenmesi olmuş ameliyat oldu, altından falan da alıyorum, 4 senedir ağır hasta ona bakıyorum" dedi. Bir merhaba demeyi bile fazlalık saydığım için içimden geçirdiğim laflar için tamammm yer açılsın dibine doğru geliyorum dedim. Sonra koşarak geri gitti. Yan yatakta ise askeriyeden emekli sarı saçlı yazları Avşada yazlığında yaşayan sosyetik teyze ile çadırdan çalmış olsa bu kadar zıt olur dediğimiz sürekli annesiyle dalga geçen kızı kalıyordu. 5 tane leşi yani 5 tane temiz ameliyatı varmış 6.ya giriyormuş. Geçen sefer sağ ve sol kolda olmak üzere toplam 4 serumla gezdiği için annesine avize gibi geziyordun deyip kıkır kıkır gülüyordu. Kıkırtılarımıza artık doktor bile kadınlar koğuşu demeye başladı. Nereden, ne şekilde gelirsek gelelim, ne statüde olursak olalım, ister zengin ister fakir hepimiz hastalık karşında eşittik, bizi bir arada tutan unsur da buydu. Acizdik. İyileşme umudu ise bizi ayakta tutan şeydi. Yan odadaki abla ise bize her seferinde 2 cümle kuruyor sonra koşarak kocasının yanına dönüyordu. En sonunda içimdeki cümleler "senin yaşam enerjine hayran kaldım ve benim aklımda kalacak en güzel örneklerden birisin. Belki senin yaşadığın bu olayı biz yaşasaydık yıkılırdık,yüzümüz gülmezdi" dedim. Boynu bükük mağrur eş yerine gülen yüzü, kendisinin yardıma ihtiyacı varken hala başkalarına yardım etme çabası, sizler çay seviyorsunuz diye çay, sıcak su bulması, yan odaya 15 adımda yürümek yerine kocasına 3 adımda koşması ve hiç kaybolmayan enerjisi ile büyük bir insan büyük bir kadın tanıdım. Hastanede bir selam vermenin ne kadar kutsal olduğunu gördüm. Hastanın asıl ilacının sevgiyle tutuşan bir çift el olduğuna şahit oldum. Hastalık denen illet bizi eşitlemeden önce modern zamanların üzerimize giydirdiği gudubetliği, yüzü asıklığı, pazartesi sendromlarını artık bir kenara bırakıp her gelen güne, hiç tanımadığın insanlara Merhaba!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder