Çarşamba, Kasım 30, 2011

AŞK FAİLİ MEÇHUL EGONUN FAİLİ BELLİ CİNAYETİDİR


AŞK FAİLİ MEÇHUL EGONUN FAİLİ BELLİ CİNAYETİDİR
-I-

+Acı çektiğine göre iliklerine kadar yaşamış olman lazım, yaşayabildiysen şanslılardansın
- Sorma iliğime kadar aşktan acı çekmemiş yerim kalmadı
+ Aşk; bir kurşun yağmuruna, silahsız dalıp sağ çıkabilme umududur yara almaksızın
- Sağ çıkabilme umudu değil, silahı sıkan katil olmayı göze almaktır.

Aşkın tanımı mı arıyoruz yoksa bir tanımamı sokmamız gerekiyor. Eğer arıyorsak kaç yıldır insan dünyada vardır diye ince bir hesap yaparsak, Homosapiense yüzotuz bin yıldır var. Yüzotuz bin yıldır, sayıyla 130.000 yıl... Kimse tanımlayamamış sen mi tanımlayacaksın derler adama. Dur öyle hemen korkma, kafanı sola doğru kırıp inanmıyormuş gibi kalma! Çünkü tanımlara uydurmak istediğin, aradığın şeyi kendi içinde taşımaktasın da bilmem farkında mısın? Aşkta burçlar gibidir. Herkes başak burcudur da kimse aynı başak değildir. Şahsına, zamanına ve mekânına münhasır olarak gelişir. Herkes âşık olur da senden başka kimse aynı değilmiş gibi gelir. O yüzden anlatırsın derdini de senden başka kimse yaranın ilacı değildir. Herkes aşk bir oyundur ve kuralına göre oynarsan kazanırsın dese de, sen kalbinin kulağına idam ipini dolayıp ta asma. Her seferinde âşık ol, acı çek, sürün ama oyuncusu olma. Üçyüz gram ‘her aradığı telefonu açma’, ikiyüz gram ‘karşısında otururken çok sırıtma’, beşyüz gram ‘cilve’ satınalma eros amcanın bakkalından, hesabına yazdırma. Cebindeki mutluluğun kadar hesapsız yaşa, kitabını tarihi geçmiş aşklar mezarlığına gömecek kadar vicdansız ol ama şerefsiz olma. Aşkın bir savaş olduğunu da unutma! 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder