Pazartesi, Nisan 16, 2012

Bir Aşk Hikayesi Yazamazsın

.........
''Acı tırmanıyor her yerimden. Acı beni ikinci bir ten gibi sarmış. Yılanlar gibi deri değiştirebilseydim keşke.''
''Halıya uzanıp bir dene istersen.''
''Seninle ilk nerede tanışmıştık?''
''Barney'in yerinde.''
''Bu çok şeyi açıklığa kavuşturuyor. Bir bira iç.''
Carl bir şişe alıp Margie'ye uzattı.
''Evet, biliyorum,'' dedi Margie, ''yalnızlığa ihtiyacın var. Yalnızlık su ve ekmek gibi senin için. Canının seks istediği ve seni terkettiğim zamanlar hariç tabii ki. O zaman telefonu kapatmak bilmezsin. Sana ihtiyacım var, akşamdan kalmayım, ölüyorum, diye sızlanıp durursun. Çabuk pes ediyorsun.''
''Çabuk pes ediyorum.''
''Ve benimle birlikteyken o kadar sıkıcı, o kadar heyecansızsın ki! Siz yazarlar öyle... kıymetlisiniz ki... İnsanlara tahammül edemezsiniz. Dünya kokuşmuş. Öyle degil mi?''
''Öyle.''
''Ama her ayrıldığımızda dört günlük partiler veriyormuşsun köpek! Ve ağzından bal damlıyormuş, KONUŞUYORMUŞSUN! Hayat doluymuşsun, konuşuyor, gülüyor, dans ediyormuşsun sehpaların üzerinde. Duyuyorum bütün bunları.''
''Nefret ederim partilerden. Özellikle partilere giden insanlardan.''
''Partilerden nefret eden biri için sık parti vermiyor musun?''
''Bak Margie. Anlamıyorsun. Yazamıyorum artık. Sonum geldi. Yanlış sapaktan çıktım ve geri dönemiyorum. Gecelerden birinde öldüm ben.''
....
Henry Chinaski

Hiç bir şey hissetmediğim zamanlarda bu son sözler beynimde 10 bin milyon baloncuk gücünde bir şimşek gibi çakar. Ve kaç gündür beynimde bu cümle dolanıyorsa zannedersem bugünlerde hiç bir şey hissedemediğimden.
Peki hiç bir şey nedir, bilir misin? Hiç.

1 yorum:

  1. Heey güzelim, ben bir dahiyim. Ama bunu benden başka kimse bilmiyor.

    YanıtlaSil