Pazartesi, Mayıs 07, 2012

Halkın Tiyatroyla İmtihanı

Bugün elime bir Belediyenin Tiyatro bileti geçti. Meğersem bilet bulmak ne mümkün! Oyunlar ücretsiz olduğu için biletler tüm yakın çevrelere çoktaaann servis yapılmış. Ama o yakın çevrelerin eminim daha önemli işleri varmış ki, çünkü protokol dahil salonun yarısı boş kalınca tiyatroseverlere kapılar açıldı da salon doldu. Fakat ne göreyim salon salon değil çarşamba pazarı. 5-6 yaşlarındaki çocuklarını getirenler mi dersiniz, oyunun ortasında flaşlı fotoğraf çekenler mi ararsınız, ses teknisyenlerinin ses dengesini kuramaması mı, dramatik şarkı yerine shake it up şekerim tarzında şarkıyı mı girdiğini anlatayım, hangi birisini anlatacağımı şaşırdım. Gayet normal bir şekilde oyun akarken adamın teki kalkıp fotoğraf çekmek için sahnenin önüne geçip Süheyl-Behzat Uygur'un fotoğrafını çekince yer yarılsa da içine girsem dedim, o adamın yerine ben utandım, derken o iki muhteşem oyuncu öyle bir show yaptılar ki -abi istersen bir de böyle çek, yere uzanıp -istersen bir de böyle deyip oyunu bir toparlayışları vardı hakikaten ''büyüksünüz'' dedirtti.

Oyun metni bana göre hafif kalıyordu, hatta bir ara insanlar bunlara mı gülüyorlar diye düşündüm ama gelen izleyici kitlesine uygun düştüğünü ve salonun yerlere yattığını söyleyebilirim. Recep İvedik'in gişe yaptığı bir ülkede halka Yeşil Papağan Limited'i de izletecek değiliz henüz. Bunun farkına varabilmek için herhangi bir belediye tiyatrosuna gidip kendi gözlerinizle görebilirsiniz. Ben doğaçlamalarına, pratik zekalarına hayran kaldım, buralarda çok çok eğlendim. Tüm oyuncuların emeğine sağlık. Yalnız şuna görüyorum ki bu tarz oyunlar da artık Süheyl ve Behzat'a da hafif geliyor ve özellikle Süheyl'in üzerinde dramasızlığın bir yük gibi kaldığını sezinledim. Son olarak Süheyl Uygur sinema yapmak istiyor mudur bilemem ama sinema açısından büyük kayıp ve çok önemli bir karakter oyuncusu, zannedersem henüz bu değerin farkında değiliz.

Tiyatroda Adab-ı Muaşeret Kuralları

1- İnsanlara karşı saygılı olun. Temiz olun, sagınızda solunuzda insanlar oturacak, kötü kokular yaymayın.
2- İnsanlara karşı saygılı olun. Düzgün kıyafetler giyin, çarşıya pazara gider gibi giyinmeyin. Karşınızdaki sanatçının da ailesi ile beraber olmak yerine size bir şeyler anlatmaya çalıştıgını unutmayın.
3-İnsanlara karşı saygılı olun ve yetişkin tiyatrosuna 12 yaşın altında çocuk getirmeyin.
4-Oyun başlamadan 15 dk önce salonda yer alın.
5-Oyun başlamadan önce telefonlar sessize alınır, eğer sessize almayı bilmiyorsanız oyuna telefon getirilmez.
6-Oyun canlı aktığı için sahnenin önüne gidip fotoğraf çekilmez canım kardeşim. O oyuncular belki senin hayatın boyunca okumadığın kadar sayfalarca şey ezberleyip oyuna çıkıyorlar. Ki okusaydın o hareketi yapmazdın.
7-Çok yüksek sesle olur olmadık yerde gülünmez, aksırılmaz, tıksırılmaz. 
8-Yerinizi alırken daha önce koltukta oturmuş insanları ezmemeye dikkat edilir, insanlara karşı saygılı olun.
9-Oyun başladıktan sonra konuşulmaz.
10-Oyun başladıktan sonra içeri kimse alınmaz.
11-Tiyatro biletleri sadece protokol, belediye ya da yandaşlara servis edilmez.
12-Özel tiyatrolar en az 40 tl iken devlet tiyatroları 10 tl'dir. Devlet tiyatroları özelleştirilemez.

Yoksa şöyle bir laf yersiniz; ''Eşşeğe altın semer vurmuşlar ama eşek gene eşek'' ama anladılar mı bilemem...

Tiyatro sahnesini herkes farklı görür, çünkü herkesin hayalgücü kendi kimlikleri kadar başkadır. Bir oyunu bir daha aynı şekilde de izleyemezsiniz. O an orada bulunan her bir bireyin olasılığı ya da en kötüsünden nefesi katılır oyuna. Bir sinema filminin saatini kaçırsanız bir sonraki seansta aynı duyguları alırsınız ama tiyatro öyle değildir. Oyuncunun, seyircinin diyalektigi ile varolur tiyatro. Değerdir, sahip çıkın.
Ayrıca çok eğlenceli bir oyun, tiyatro tiyatrodur gidin eğlenin, stresinizi atın, izleyin, sözlü yapıcam.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder