Salı, Ağustos 21, 2012

Divitır Dedikleri

Uzun zamandır düşündüğüm bir konuyu bugün paylaşmam artık farz olduğu için ivedilikle yazıyorum.
Neydi bu divitır? Tüm dünyanın, TV kanallarının bile peşinde koştuğu, herkesin divitıaar diye konuştuğu, ellerimizde telefonlarla kilitlendiğimiz, "divıtır".

Aslında ilk oluşumu mucize bir şeydi. Hacının hacıyı Mekke'de, delinin deliyi dakka'da, aynı konuyu düşünen ve konuşan insanların birbirini an'ında bulduğu bir yerdi. Sistemin senin gibi düşünen bireyleri, birbirinden uzaklaştırmak için almış olduğu tüm önlemlere karşı burası insanları, bizi, birbirimize yaklaştırıyordu. Örgütlü insanın, sisteme karşı birleşmiş bir güç olmasına rağmen, aramızdaki tüm sınırları kaldırıyordu. Mesela "ünlü" bir şahsiyetle de direkt temasa geçip "sadece hayvanların kürkü vardır, bu devirde kürk mü giyiyorsun" falan da diyebiliyordun. O an ne konuşuluyor, nerede, ne oluyor Gündem'de yer alıyordu. Düşünsenize bu gerçekten bir mucizeydi.

Tam o sıralarda feysbuk ve divitır üzerinden bir "Bahar" gerçekleşti. İnsanları birleştiren internet sistemleri bir bölgedeki insanları mikro düzeyde ayrıştırmıştı. Gerici bir devrimdi bu bölgede gerçekleşen ve bu gericilik tüm dünyada sempati yaratması için "Bahar" adıyla kaplanmıştı.

Sonrasında Termodinamik hocamızın lafı "Çocuklar, bir teknoloji halka sunulmuşsa bu askeri bir artıktır" diye hafızamda yankılandı. Gene tam o sıralarda, ah kahretsin ki sitiv cobs abimiz öldü. Ardından hem biz ağlıyoruz, hem de tüm Ortadoğu kan ağlıyordu reis. Görev tamamlanmıştı. Prototip imha edilebilirdi ya da bir isim. Ama adam dahiydi hak geçmesin. Estetik, kök hücre, DNA gibi halkın kullanımında zirve yaptığı bir sektörde artık böyle birilerinin ölmesi bile inandırıcı gelmiyor değil mi?

Hem bir ülkenin başkanı o ülkenin en ünlü reklamcılarıyla beraber neden bir internet şirketini ziyaret ederdi ki? Tabii ki örgütlenmenin önüne geçmek için. Mesela ülke de olay mı var, Amaaan canım bize ne, bak herkes futbol konuşuyor, burçları yorumluyor, aşk meşk, fiti fiti olayları. Sana mı kaldı düşünmek be canım kardeşim diye Tek aykırı düşünen senmişsin gibi gösterilerek daha çok yalnızlaştırılarak susturuluyorsun. Yalnız değilsin, bunu unutma!

İşte hem görsel hem sosyal medyanın size öğrettiği kadarı "Doğru" olarak bildirilmek isteniyor.

TV kanallarının divitır'ı altyazı olarak geçmelerini ise televizyonun büyük bir acizliği olarak görüyorum. Hele ki bu diyarın fenomenlerinin ekranlara çıkarılması ise daha büyük acizlik.

Bir arkadaşım vardı neden üniversiteye gidiyorsun sorusuna "kız istediğimizde üniversite mezunu desinler" diye okunulan bölüm olan Sosyolojinin değerini bu yangın günlerinde umarım biraz anlarsın canım ülkem. Toplum Mühendislerine, Sosyologlara özellikle çok görev düşüyor.

Neyse yazımı yazdım,
hayvanları koruyucu mesajımı verdim,
toplumsal mesaj da verildi
Ben kaçtım, 

Not: Yukarıda yazdıklarım tümüyle hayal ürünü olup gerçekle hiç bir bağıntısı yoktur. Olayda geçen yer gene hayali olan muz cumhuriyetine aittir.

hadi bana eyvallah....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder