Cumartesi, Ağustos 09, 2014

Bir Dansın Doğuşu: SWING!





Bir Dansın Doğuşu: SWING!

"Yazmasaydım ölecektim" diyen Sait Faik Abasıyanık gibi "Dans etmeseydim ölecektim" diyemeyiz belki ama dans etmeye bir kere başladıktan sonra dans etmeden duramayacağınız dansın adıdır Swing.

İngilizce bir kavram olan ve sallanmak, sallandırmak, döndürmek, fırlatmak gibi anlara gelen Swing aynı zamanda Jazz müziğinin türevlerinden birisidir. Jazz müzigin 1880 yılında New Orleans'ta geliştiği kabul edilir ve kökeni 1718'lerde pamuk, tütün, şeker kamışı tarlalarında çalıştırılmak için getirilen Afrika kökenli kölelerin, tarlalarda söylediği şarkılara kadar dayanır.

1880'de gelişmekte olan Amerika’nın önemli bir ticaret ve liman şehri olan New Orleans farklı kültürlerin de bir arada olduğu bir yaşam merkezidir. Aynı zamanda hem renkli bir gece hayatına sahiptir hem de müzisyenler için iş olanakları sağlıyordur. Bölgedeki işte bu çok kültürlülük müzisyenleri de farklı stiller denemeye ve üretmeye zorlar ve bugün dinlediğimiz Jazz'ın çıkışını gerçekleştirir. Bugün dinlemek için tercih edilen Jazz müzik ise o yıllarda “dans etmek için” üretiliyordur ve dans etmek 19. yüzyılın en popüler aktivitesidir. Dansın kazandığı popülerlik Jazzın evriminde de etkili olmuş ve erken caz dönemi müzisyenleri, repertuarlarını, dansçılara eşlik edecek şekilde düzenlemişlerdir.

Amerikan iç savaşından önce String Band denilen ve içerisinde bandoların aksine vurmalı çalgılar bulunmayan, üflemeli bir enstrüman, yanında gitar, keman, bas ve piyano bulunan, topluluklar vardır. Bu orkestralar parodiler, piknikler, danslar ve cenazeler için marşlar çalarlardı. Yurtseverlik olgusuyla beraber iç savaşla bu orkestraların sayısı da artmaya başladı. 20. Yüzyıla gelindiğinde artık New Orleans'ta bando enstrümanları kullanan birçok siyah ve beyaz orkestralar vardır.

1920'lerin sonlarına doğru gelişmeye başlayan Swing Döneminin en ünlü orkestraları Fletcher Hendersen, Count Basie, Duke Ellington, Jimmie Lunceford ve Bennie Goodman'ın  önderlik ettiği orkestralardır ve 1940'ların ortasına kadar etkisini sürdürmüştür. Dönemin en ünlü şarkılcıları ise Billie Holiday, Ella Filtzgerald, Duke Ellington, Bessie Smith, Artie Shaw, Benny Goodman, Count Basie gibi isimlerdir. Bu isimleri ve orkestralarını da bünyesinde barındıran balo salonları da ülkenin her tarafına yayılacaktır. 1926'da Harlem'de de Savoy Ballroom adlı bir balo salonu açılacak ve dans gecelerinin en popüler mekanı haline gelecektir.

Harlemli Savoy dansçıları ise yeni stiller yaratmak için Charleston ve Breakaway gibi dansları karıştıracak ve ayak adımlarına üçlü ayak adımını ekleyeceklerdir. Lindy Hop’un 1,2,3 & 4,5,6,7 ve 8 olan temel ayak deseni böylelikle artık doğmuş olacaktır. Bu yeni tarz çok popüler olur ve hızla yayılır.

1935 yılında Savoy Balo salonunda düzenlenen bir dans yarışmasında, henüz 21 yaşında olan genç bir dansçı ise ilk defa hava hareketini gerçekleştirerek 2000’den fazla seyiciyi şaşırtmayı başaracak ve yarışmayı kazanacaktır. Swing dansını bugünlere taşıyan bu isim tabii ki Frankie Manning'ten başkası değildir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder