Cumartesi, Aralık 27, 2014

Hayatın Anlamı Üzerine

Dosya:The Seventh Seal poster.png

"- Tanrının kendini göstermesini, benimle konuşmasını istiyorum. Karanlıkta ona sesleniyorum ama sanki hiç kimse yok.
+ Belki de kimse yoktur.
- O halde yaşam korkunç bir şey. Her şeyin bir hiç olduğunu bilen biri ölüm karşısında yaşayamaz.
+ Çoğu insan ne ölümü ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
- Ama bir gün hayatın sonların karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.
+ O gün...
- Korkumuzdan bir imge yaratırız ve sonra o imgeye tanrı adını veririz."
                                                                                                 Yedinci Mühür
                                                                                                 Ingmar Bergman

Geçmişten günümüze insalık ölüm karşısında yarattığımız imgelere sayısız adlar vermiş: Doğa ile iç içe yaşanılan zamanlarda insanlar gördükleri en büyük güç olan Doğadan korkmuş ve Doğa tanrıları yaratmışlardır. 

Her şeyin bir hiç olduğunu bilen kişi, ölümü unutup hayata tutunabilmek için hayatına anlam aramaya başlayacaktır. Tıpkı Oğuz Atay'ın Tutunamayanlar'ındaki Turgut Özben, Akira Kurusawa'nın Ikiru'sundaki Watanabe, Paulo Coelho'nun Veronika Ölmek İstiyor'daki unutulmaz Veronikası gibi. 

Hiçliğin farkında olarak kendi ölümünü unutmak için sanat yapan Albert Camus, Soren Kierkegaard, Marquis De Sade, Kafka,Vladimir Nabokov, Spinoza, Jean Paul Satre, Andrei Tarkovsky gibi sınırlı sayıdaki deha ise bizlere sınırlı sayıda eser bırakmış.

Doğadan uzaklaştıkça, zaman içerisinde şehir yaşamına ve büyük metropollere evrilen insanlar tanrının yerine başka tanrılar yaratmışlar. Özellikle günümüzde ölümü unutturacak çok fazla tanrı vardır. Televizyon, bilgisayar, cep telefonu oyunları, alışveriş, moda gibi...
İnsana yüksek haz verdiği endüstri tarafından keşfedilmiş şeyler ise insanları sömürü kaynağı olarak kullanılmakta. Yani biz oynadığımız her street fighter oyununda, playstation futbol turnuvasında, kumar oyunlarında ölümü unutuyorsak?!.
Ölümü unutmak içinse üzerine para veriyor üstelik sınırlı sayıdaki yaşamımızı da tüketiyoruz. Asıl unuttuğumuz şey  ise şu oluyor; "hayatı yaşamayı kaçırıyoruz"

Yaşam bir hiç olduğuna göre hayatın anlamı da bir hiçtir. Öyleyse hayatın anlamı hayatı yaşamaktır.

Bir insanın ölümü nasıl unuttuğunu görmek istiyorsanız neyi tutkuyla yaptığına bakın ve

Sağlıcakla kalın,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder