Pazartesi, Ekim 05, 2015

Wonder Woman

Çocuk taşıyan kadınlar kendilerini kutsal ve cennetten düşmüş olarak hissettikçe doğurdukları çocukları da kendileri gibi aşırı şişkin egolu bireyler olarak yetişiyor. Oysa hamile kalmak ve çocuk doğurmak gayet sıradan ve doğal bir eylem. Zira bunu kediler de yapıyor. 

Hollanda'da on beş santimlik hani şu çivi dediğimiz incecik topuklu ayakkabılarla bisiklete binip alışveriş yapan en az altı aylık hamile kadınları gördükçe, bizim toplumumuzdaki kadınların aşırı şişmiş egolarının aslında sizi, aslında çocuğunuzu, aşırı özgüvensiz yaptığını hatırlatmak isterim. Oysa hayat çok acımasız ve tam bir survivor. "Burası survivor bayanlar buradan çıkış yoookk"...ayy pardon hatlar karıştı. Neyse... Sizin o cennetten düşmüş çocuklarınız dışarıda aynı ilgiyi göremeyince harcanırlar ve harcalanıyorlar da. Kendinize gelin ve güçlü, ayakları yere basan bireyler yetiştirin. Yarı açık kapalı cezaevi sitelerde mahalle kavgasına karışmamış çocuklar hayata 1-0 yenik başlıyorlar. Siz beyaz yakalıların hiç kavga etmediğini düşünüp, en güzel ofislerde, şirketlerde, bankalarda, plazalarda çocuğunuz çalışsın istiyorsunuz ama asıl entrikalar oralarda dönüyor ve cennetten düşmüş kavga bilmeyen bu çocuklar maalesef -vur,yık,parçala bu maçı alı bilmediklerinden dolayı ya oyun dışı kalıyorlar ya da başarılı olamıyorlar. 

Çocuk doğurmak meselemiz değil yeğen, çocuk bakmak mesele! Kedimin annesi de doğurdu ve bana bıraktı çocuğunu, yolda görse tanımazlar birbirlerini. Hani annen kim diye sorsalar herhalde beni gösterir. Fakat konumuz burada biraz ciddileşiyor. 

İnsan neden çocuk yapar? Cevap üremek için mi? Hani şu en ilkel beynimizle verdiğimiz cevapla mı türümüzün en iyi genlerini bir sonraki gene transfer edeceğiz. Mağara insanından bu zamana herhangi bir gelişmemiz, evrimimiz olmadı mı yani? İnsan neden çocuk yapar abi? Kadınların büyük bir çoğunluğu hani Schopenhauer'in dediği tabiatın zorunluluğu meselesinden dolayı doğurduklarını görüyor, üzgünüm ama erkekleri ve kocalarını da kullandıklarını biliyorum. Şimdi beylere şunu diyorum, akşam eve gidince karınıza, eşinize, hayat arkadaşınıza şunu sorun "evlat edinip bir çocuğa bakabilir misin?" cevap hayır ise, üzgünüm beyler kullanılmışsınız, karınız sizi en ilke güdüleriyle çocuk doğurmak için kullanmış. Benim için kutsal nedir biliyor musunuz, bir insana sadece insan olarak bakabilen insandır kutsal. Burada herhangi bir cinsiyet ayrımı yapmıyorum, çünkü biliyorum ki öyle erkekler var ki çoğu kadından daha iyi annelik yapıyorlar. Dünyada bu kadar sorun, savaş, kıtlık var iken, mutsuzlukla, hastalıkla, yaşamla savaşan, kurtarılmayı bekleyen çocuk var iken onlara verecek sevginizde mi yok? Doğurabilme yetisine sahip iken bir canlının hayatını kurtarmaktır kutsal olan. Evladı var iken başka bir çocuğu da evlat edinendir kutsal olan. Evlat edinirsem ya çocuğumu daha çok seversem diye düşünenler zaten böyle bir şey yapmasınlar. Bana sorsanız şunu derim; evet evlat edinirsem benimde korkularım  var çünkü kendi çocuğumdan daha çok sevmekten korkarım. Kendi çocuğumu döverim belki ama onu incitmekten korkarım. Tertemiz gözleriyle dünyaya bakan minicik elli bir canlının süper kahramanı olma düşüncesi insanın gözlerini yaşartacak cinsten.  

Köylü milletin efendisi diye boşuna söylenmemiş ey metropollü. Bizim köyde de kendi çocukları olmasına karşı evlat edinmiş bir aile var. Hani çok param olmadığı için çocuk evlat edinememlere gelsin bu laf. Adamın öz oğlu öldüğü için taziyeye gidiyorlar. Baba evlatlığının peşinden ayrılmıyor, evlatlığı okutmuş, evlendirmiş üzerine nasıl titriyor. Zannedersin ki öz oğlu değil de yabancı ölmüş. Çünkü sevgisinden başka verebileceği hiç bir şeyi yok bu eli öpülesi amcamızın. Salt sevgi ile seviyor evlatlığını. En çok arsayı payını da onun üzerine yapıyor. O çocuk zaten parasız büyüyecekti ama hiç olmazsa sevgi dolu bir ailede yaşadı. Kedilerde öyledir biliyor musunuz sayın izleyen. Tek dertleri kendilerini sevecek bir insan bulmaktır. Etrafımda o kadar çok bekar, çocuksuz insan var ki bir sonraki nesli kimsenin yok. İnsan sırtında hiçbir şeyi götüremiyor. Oysa evlat edinilse en azından bir canlının hayatı kurtulur da hayata 1-0 galip başlar. Süper kahraman olmak sadece çizgi romanlara özgü bir şey değil, gerçek hayatta da böyle bir şey olsa gerek! Sevgiyle kalın.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder