Pazar, Nisan 09, 2017

ŞAİR İNCELEMESİ: INGEBORG BACHMANN

en guzel siirler
Roma'da içtiği uyku hapları ile elindeki sigaradan çıkan yangın sonrasında bir ay kadar çektiği acılara dayanamayarak ölen şair, yazar bir kadın: Ingeborg Bachmann
sair incelemesi ingeborg bachmann
 Ölüm Biçimleri projesi üzerinde çalışıyordu ve aşağıdaki şiiri yazıyordu:

bir ölüyüm ben, dolaşıp duran
artık hiç bir yerde kaydım yok
bilinmiyorum, mülki amirim görev yerinde
sayı fazlasıyım altın kentlerde
ve yeşeren taşra yörelerinde

vazgeçilmişim çoktan 
ve hiçbir şeyle anımsanmamışım

yalnızca rüzgarla, zamanla ve sesle

ben insanların arasında yaşayamayan

ben Almanca diliyle 
çevremde kendime mesken edindiğim bu bulutla
bütün dillerde sürüklenmekteyim.

Nasıl da kararıyor bulut
yağmurun tonları da koyulaşmakta
çok azı yağmakta.

O zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor.
sair incelemesi ingeborg bachmann
Şiirlerindeki etki Heidegger ve Wittgenstein'den etkilenerek doktora tezini Heidegger'in varoluşçuk felsefesi üzerine verdiğinden midir yoksa doğarken varoluşçu olduğundan mıdır bilmiyoruz ama bildiğimiz bir şey varsa o da onbeş bölümden oluşan aşağıdaki kaçarken söylenecek şarkılardan birinde olduğu gibi bizi yeraltının derinliklerine çekmektedir.

Isıtmıyor güneş, deniz sesini yitirmiş
karlarla paketlenmiş mezarları kimse açmıyor
hiç bir mangal doldurmuyor mu 
korlarla ama yapan kor değil

kurtar beni! daha fazla ölemem

ermişin işi başka yerde
O, kenti düşünüp ekmek peşinde koşuyor
çamaşır ipine çok ağır gelmiş çarşaf
neredeyse düşecek ama beni örtmüyor

henüz suçluyum. Beni kaldır
Suçsuzum. Beni kaldır.

Çıkar buz kıymığını domuş gözden,
bakışlarla del,
ara maviliklerde,
yüz, bak ve dal.

ben değilim.
benim. 

Not:
1) Satınalmak için;

Bonus : MALİNA



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder